Showing posts with label Evde bira İmalatı. Show all posts
Showing posts with label Evde bira İmalatı. Show all posts

Saturday, 10 October 2015

EV BİRACILIĞI - GİRİŞ

Evde çorba yapabiliyorsanız bira da yapabilirsiniz. İhtiyacınız olan şey; merak ve sabır.

3 yıl önce ilk biramızı yaptığımızda Türkiye’de hammaddeye ulaşmak, gerekli alet ve gereçleri toplamak çok zordu. İlk biralarımızı cam damacanalarda yaptık, ardından boya kovası bulup musluk takarak prosesi geliştirdik. Artık bu gibi uğraşlara gerek kalmadı.

Bu blogu kurduğumdan beri en çok soruyu bira yapım aşamaları, hammadde tedariği ve ekipmanlar ile ilgili alıyorum. Düzenli bir yazı dizisi ile konuya el atmak sanırım herkes için yararlı olacak sanırım.






Cam damacadan kova fermentere geçiş zaman aldı. 
Bir günde 2 bira yapabilecek şekilde kendimizi geliştirdik.

Ev biracılığına merak duyuyorsanız yapmanız gereken ilk şey butik biracılığa olan ilginin tüm Dünya ile paralel şekilde patlaması ile açılan web sitelerinden hammadde ve ekipman siparişinizi vermek. 1-2 günde kapınıza gelen ürünler bu yolda ilk adımınızı oldukça kolaylaştıracaktır. Haksız rekabete yol açmamak için bu web sitelerini burada belirtmiyorum, kısa bir arama ile zaten siz de ulaşabilirsiniz. Yurtdışından sipariş sıkıntılı, gümrükte takılma olasılığı çok yüksek. Bu yüzden yurt-içi sitelerden alış-veriş yapmanızı öneririm. Hem sıkıntısız şekilde ürünler 1-2 günde kapınızda olur ve sorularına cevap alabileceğiniz kişilerle tanışmış olursunuz hem de yurt içinde bu işe yatırım yapan insanlara destek vererek her geçen gün daha çok kişinin bu hobi ile buluşmasına vesile olmuş olursunuz.

Malt, şerbetçiotu, maya ve su.. Sonrası sizin hayal gücünüz!

Evde bira yapmadan önce mutlaka;
  •        Bir kitap edinin!     
         - Web aleminin yoğun ve karmaşık bilgi havuzunda çırpınmak yerine adım adım ve düzenli bir anlatım hem çok işinize yarayacak hem de bir çok sorunuzu kimseye ulaşmadan cevaplamanızı sağlayacaktır.
Okumak şart! Eski bir resim... 
Artık tek rafa sığmıyor bira kitapları :)
  •        İnternet üzerinden bol bol video izleyin.  
         - Ana proses adımlarının nasıl olduğunu görün. Karşılaşacağınız iş yükü ile ilgili bilginiz olsun. Youtube de birçok video mevcut.
  •       10 lt’nin üzerinde bir üretim planlıyorsanız bir yardımcınızın olmasında fayda var.
  •        İlk üretiminiz, 7-8 saat ayırabileceğiniz bir boş günde yapın. İş çıkışına sıkıştırmayın.
  •       Üretim gününden önce malzeme listenizi ve ön hazırlıklarınızı yapın.

Bu işe heveslenenler için de bazı ön bilgiler de vermek gerekirse;
  •     Evde bira yapmak keyifli ama biraz yorucu bir süreç. Zamanla ihtiyacınız olan ekipmanları geliştirdikçe kolaylaşacaktır.
  •      Yaptığınız işin büyük kısmı temizlik olacak. Özellikle de şişe ve fermenter temizliği önemli. (aşağıdaki resim bunu net olarak anlatıyor.) :)

  •  İlk biranızı içmeniz 3-4 haftayı alacak bir süreçtir. Sabır.
  •  İlk biranızda hata olması ve kötü bir sonuç alma ihtimaliniz yüksek. Yılmamak lazım.
  •  Evde yaptığınız bira her halükarda piyasadan alacağınız herhangi bir biradan ucuz olacak.
  •  Fermentasyon olan odada malt, maya, mayşe kokuları olacak.
  •  Fermentasyonu 1 hafta boyunca kontrol etmeniz gerekli olduğu için üretim ve şişeleme aşamasına kadarki 7-10 günlük süreyi iyi planlamanız gerekli.
Kendi emeğinizi yudumlamak gibisi yok! El emeği bir ürünü ortaya çıkarmak, keyifle tadına varmak, paylaşmak inanın bu işin en keyifli yanı. Bunu bir kez yaşadığınızda devamını da getirmek isteyeceksiniz zaten.

Kendi biramız, reçete bizim, logo bizim, isim bizim. İnsan daha keyifli bira içebilir mi?

Yeni başladığım bu yazı dizisi ile adım adım evde bira yapmanın anlatacağım. Bir sonraki yazıda gerekli malzeme listesi ve temel proses adımları listelenecek.

Görüşmek üzere.

Devamı için

Wednesday, 21 January 2015

ZİFT'İN PEK'İ

Amatör ev biracılığımızın bu 15. ürünü daha önce ‘ZİFT’ adı ile ürettiğimiz biramızın yeniden yorumlanması. Amaç o biramızdaki tadı yakalamak ve derinleştirerek biraz daha uçlarda bir bira üretmekti. Sonuç ne mi oldu? Nasıl mı ürettik? Yazının devamı bu soruların cevabını merak edenleri aydınlatacaktır.

Bu biranın hikayesine geçmeden köklere dönmekte ve ‘ZİFT’i hatırlamakta yarar var; http://biraatolyesi.blogspot.com.tr/2013/02/zift.html

Amatör günlerimizin (hala dibine kadar amatörüz bu arada :) ) ilk ürünlerinden ve kendi reçetemizle yaptığımız ilk 'Siyah' bira olan ZİFT hem adı hem tadı ile beğeni toplamıştı. Hatta içiminin ağırlığından 1 şişenin bitirilemediği ile ilgili dönen efsanelerden sonra tek dikişte içiş iddialarına konu olan bu özel birayı tekrar yorumlamak şarttı.



Yandaki resimde iki kardeşi yan yana görebilirsiniz.

Bu hikayenin ardından Zift’in Peki’ni şekillendiren ana unsurun eski reçete olduğunu düşünebilirsiniz, ne yazık ki öyle olmadı, yapım aşamasını sınırlayan 2 ana etken vardı,
      1 -      Oldukça sert, koyu bir bira yapma isteği,
      2  -      Elimizdeki hammaddeler.
İkinci maddenin etkisi oldukça büyüktü çünkü özellikle şerbetçiotunda stoklar tükendi. :)

Bira Atölyesi'ni özel kılan ana etkenlerden birinin de her biraya ait bir hikaye ve buna bağlı logo, isim ve tasarımlar olduğunu düşünüyoruz. Umarım sizler de buna katılıyorsunuzdur. Kendimiz çalıp kendimiz oynamayalım değil mi? Zift'te, o katran karası siyah biramızda logomuz Galata Kulesi'ydi, renk tonları ve ismi ile en çok ilgi çeken biralarmızdan biriydi. Bu yeniden yorumlama üretiminde de köklere sahip çıkarak etiket tasarımımızda karanlık dar bir sokağın sonunda bir güneş gibi doğan Galata Kulesi resmi bize ilham oldu.

Ucundan köşesinden Ev Biracılığına bulaşanlar için anlam ifade edeceğinden önce reçetemizi paylaşalım.

MATLAR:
2620 gr Pale Malt
500 gr Kristal Malt
575 gr Muntons Black Patent

ŞERBETÇİOTLARI:
German Smaragd       28 gr
German Opal              28 gr
Whitbread Golings Variety  28 gr

MAYA:
Safale S-05

Öğütme aşamasının ardından ana hammaddelerimiz hazır..

İmalat sürecine bu blog'u takip edenler artık aşina olmuşlardır ama yine de özet geçelim;

Hammaddenin öğütülmesinin ardından 67-68 derece 1 saat bekletilen mayşemiz çeşitli sürelerde  kazana atılarak aroma ve acılığını bırakacak olan şerbetçiotlarının katılımı ile 1 saat kaynatılıyor. Bu prosesi biraz daha detaylı olarak diğer yazılarda da bulabilirsiniz. Zaten talep üzerine temelde bira yapım prosesini basitçe anlatan bir yazı da orta vade planlar içine alındı.

Küçük üretimler ile hem daha çok çeşit bira yapma hem de proses takibini kolaylaştırma hedefi doğrultusunda bu biramızda yaklaşık 10 lt hedefi ile gerçekleştirdik. Mayşeleme, yağmurlama ve kaynatma sonucunda ilk hedefimiz olan zift gibi simsiyah bir renge sahip olduk.


Hidrometre (alkol ölçümü) ölçümü ise muazzam; 1,087 OG! Eğer bu birayı aynen bu şekilde fermentasyona bırakıp ardından şişeleseydik yüzde 9,5/10,5 alkole sahip bir biramız olacaktı.. İnsafa gelerek biramızı zaten şerbetçiotunu çok kullandığımız için biraz seyrelttik ve 1,055 OG ile fermenter kovamıza aldık.












Tüm bu proses 4-5 saat sürebiliyor. Tabi ki bu esnada Bira Atölyesi biralarından içiyoruz. Boşuna mı yaptık.. Son biramız Küfe.. Görüntü ve köpük harika.. Sizce nasıl? Tadımda bazı sıkıntılar olsa da adı ile, türü ile özel bir biraydı. hikayesi için; http://biraatolyesi.blogspot.com.tr/2014/09/kufe.html













Fermentasyonun 1 haftaya yakın sürmesini bekliyorduk ancak erken tamamlandı, şişeleme prosesinden görüntüler yanda. Şişe hazırlığı en uzun zaman alan işlerden. Şişeler tek tek yıkanıyor, etiketleri sökülüyor, önce sıcak su ile bulaşık makinesinde yıkanıyor ardından fırında sıcak ortamda tutuluyor. Zor iş değil ama kolay da değil.. Aşk lazım...









Etiket basımı ve kesilerek tek tek şişelere yapıştırılması ne içimi ne tadı etkileyen bir unsur. Ama o olmadan da keyfi olmuyor açıkçası. Sonuçta bu amatör hobi bizim kendi geçmişimize dair aldığımız notlar. Hikayeleri ile, logoları ile hatırlamak güzel olacaktır..

 Zift'in Pek'i Ordusu Hazır

TADIM NOTLARI:
Bir önceki yazıyı okuduysanız bileceğiniz üzere bu biramızı ev yapımı bira tadım gününde dostlarla paylaştık. Bu seviye koyu maltların kullanıldığı bir bira için genç denilebilecek bir zamanda içilmiş olsa da sonuçlar şu şekilde olmuştu;

Zift’in Peki’: ismi ve öncesindeki reklamları dolayısı ile merakla beklenen bir biraydı. Üreticilerin (bu biz oluyoruz) şeker kullanımındaki sıkıntıları koku ve damağa hafif ekşilik ve metalik tatlar ile etki etmiş olsa da hem gövde, hem görüntü ve tadımdaki hakkını veren kavrukluk beğeni toplamış görünüyor. Standart ortalama alındığında bir üst sırada olan bu bira ağırlıklı ortalamada bir sıra geride, bu da kokunun bir tadımda ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor.

Yeni biralarda, yeni gezi yazılarında buluşmak üzere.
Butik Bira Bir Kültür’dür..Edinin… :)


BİRA ATÖLYESİ ORDUSU



Devamı için

Tuesday, 16 September 2014

KÜFE


‘Küfelik olmak’ Türk dil kurumuna göre ‘çok sarhoş olmak’ anlamına geliyor. ‘Çok sarhoş olan gördük de küfe ile ne alakası var?’ diyenler için ise şu şekilde bir kısa açıklama yapılabilir; evine yürüyemeyecek kadar çok içenlerin, hamalların sırtında küfe ile taşındığı zamanlardan kalma olduğu tahmin edilen bir deyim.

Yine didaktik söylemlere giriş yaptık, hemen konuyu bağlayıp Bira Atölyesi ile alakasına gelecek olursak; KÜFE amatör ev biracılığı ürünlerimizin 14.sü olarak raflarda yerini aldı. Hayırlı olsun..







KÜFE Bira Atölyesinin 14 birası olarak ‘Yüksek Mühendis’ ile (üzerine tıklayarak yazıyı okuyabilirsiniz) aynı gün üretildi. Aynı güne 2 bira sığdırabilmemizin yegâne sebebi de bu biranın bir KİT üretimi olması. Yani bize özel bir reçete değil.

Kitten bira üretimi bu işe giriş için temel seviye olarak kabul edilebilir. Hazır karışıma sıcak suyu ekliyor, gerekli ise şekeri veya ekstraktı karıştırıp soğuttuktan sonra mayayı koyarak fermentere alıyorsunuz. Gerekli ekipmanınız varsa çorba yapmaktan daha kolay.

Defalarca belirttiğim üzere bira yapma prosesinde zorlayıcı adımlar zaten üretim aşamaları değil. Öncesindeki temizlik, şişeleme safhası ön hazırlıkları, bekleme çok daha zorlayıcı adımlar. Buna son dönemde hammadde bulma zorlukları da eklenmiş durumda.








Biramıza dönecek olursak türü bir ‘Barley Wine’. Genelde %8-12 mertebelerinde alkol oranına sahip olan bu bira türü ismindeki ‘şarap’ göndermesi ile de diğer türlerden ayrılıyor. İlk olarak eski yunanistanda rastlanan ‘arpamaltı şarabı’nın modern versiyonlarına ilk olarak İngiltere’de rastlanıyor. 

Aristokların yüksek alkollü içecek talepleri ile 1800 yıllarda gelişiyor ve ‘barley wine’ isimli ilk bira Bass No. 1 Ale adı ile 1860 yılında üretiliyor. Türkiye’nin bu tür ile tanışması ise 2014’ün Temmuz aylarını buluyor. Biz yapana kadar yazan da olmadı sanırım.. :) 

Bizim içişn sevindirici ancak bu topraklarda doğan ve dünyaya yayılan bir kültüre bu kadar uzak kaldığımız için de üzücü..

Bu yüksek alkollü bira ile ‘bira hammallık yeeaa’ klişesinin peşinden giden ‘cahil’ insanları hamal sırtında küfe’ler ile eve göndermek hedefimiz.. Bu yüzden biramızın adı KÜFE..

Yazıyı yazana kadar biramız dinlendi ve tadıldı. Tadım notlarını da paylaşalım;

Biramızın görüntüsü ve bardakta duruşu şık, köpüklenme iyi.

Kokuda hafif ekşilik hakim, onun dışında pekmez, kavrulmuş malt baskın olarak hissediliyor. Tadımda ne yazık ki kullanılan şekerden ötürü ekşime hakim. Sofra şekerinde belirli bir oranın üstüne çıkar çıkmaz bu sorunla hep karşılaştık. Bu site üzerinden bira yapmaya girişen dostlara önemli tavsiyemizdir. Şekere dikkat! Aroması yüksek bir bira olduğu için alkolü hissedilmiyor.

Başarılı olarak kabul edeceğimiz biralardan biri olmadı ne yazık ki. Tek tesellimiz kit üretimi olması ve bizi çok yormamasıydı. Çalışmaya, öğrenmeye devam.

Ayrıca girişteki öğretici yapıyı sürdürerek yazıyı sonlandırmak gerekirse; içki bir kültürdür, herşeyde olduğu gibi fazlası zarardır ve kendini, seviyesini bilmeyenlerin hiç bulaşmaması gereken bir alandır. Bunu unutmamak gerekli!

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere dostlar..

''Bu site amatörce ve hobi amaçlı olarak sürdürülen çalışmaların paylaşıldığı bir ortamdır. Kişisel görüş ve değerlendirmeleri içermekte ve herhangi bir özendirici faaliyet, reklam ve tanıtım içermemektedir. Bu siteye girişi yapmış kişiler alkol'ün zararlarını biliyor ve kabul etmiş sayılırlar.''

Devamı için

Friday, 13 June 2014

Yüksek Mühendİs!

Vecihi diyince aklınıza sadece Gülen Gözler filmindeki oyunu ile Şener Şen geliyorsa ve bu ismin arkasındaki gerçek kişiyi tanımıyorsanız üzücü!. Atölyemizin 13. Birasını o karakterin arkasındaki büyük insana 'Vecihi Hürkuş'a adıyoruz. İdealleri uğrana bir hayat yaşamanın herkese nasip olması dileğiyle..(NOT: logoda kullanılan  Vecihi Hürkuş tasarım ve çizimi Naci Yavuz Bey'e ait olup kullanımı Tayyareci Vecihi Hürkuş Derneği'ne hediye edilmiştir. )

Bira Atölyesi 3 Mühendis'ten kurulu amatör bir ekip. Daha önce detaylarını paylaştığımız (blogun da en çok okunan yazısı durumunda) 'Mühendis' isimli bir bira yapmıştık. Temamız çoğunlukla İstanbul olduğu için bu konu ile özdeşleşecek logomuz Hazarfen Ahmet Çelebi'nin Galata kulesinden uçuşu görseli idi.


Şimdi artan deneyimlerimiz ile Yüksek Mühendis'i ürettik. Mühendis'e göre daha yüksek alkollü, ale türü bir bira. Ustalık eserimiz mi?.. Göreceğiz...  DIPA (Double India Pale Ale) türüne yakın bir ürün bekliyoruz. Şerbetçiotunu bol tuttuk..

Önce Reçetemizi paylaşalım;
    2,7 kg Pale Malt
    0,375 kg Cara Amber
    30 gr American Bravo @ 60dk
    40 gr Challenger @ 35dk
    30 gr Challenger @ 15dk
    30 gr Challenger @ 0-5dk

Bu birada kaynama öncesi yaklaşık 200 gr esmer şeker kullanıldı. Bunu ilk defa deniyoruz..
Üretim prosesi ve biramızın hikayesi ise şu şekilde..

Önce hayal etmek lazım! Ardından planlamak ve son olarak da icraata geçmek. Ve belkide en önemlisi hatalardan yılmamak, ders çıkarıp devam etmek..

Yanda hayal sürecinden bir görüntü. Sonuçta ne olsun istiyoruz? Hangi maltı kullansak? hangi şerbetçiotu ne kadar kullanılmalı? bunlar kağıda dökülüyor.

Diğer biralarda neler yaptık, bunda ne yapmak istiyoruz tartışılıyor. En önemli karar vericilerden biri de eldeki malzeme, ne varsa o kullanılıyor sonuçta.. :)





  İşe giriştik, malt öğütme süreci, ardından mayşeleme başlayacak ve 65-70 derece arasında maltımız sıcak suda bir saat şekerini ve aromalarını bırakacak.

Bundan sonraki adımları diğer yazılarımızdan okumuşsunuzdur. Kısa özetle;

- Kaynatma, farklı sürelerle şerbetçiotlarının girişi de bu aşamada gerçekleşiyor.

- Soğutma, hidrometre ölçümü ve son olarak da mayayı ekleyerek beklemeye geçme..

Tüm bu süreç yaklaşık 4-5 saat alabiliyor. Çünkü çok değinmediğimiz ama bira yapmanın en önemli süreci olan temizlik ve sterilizasyon vakit alıcı bir çalışma. bu konuda da çok iyi değiliz ne yazık ki! :)


Yanda 2 fermenter kovası görüyorsunuz. Gün sonunda birden kazan doğurmadı tabi ki! %100 kendi reçetemiz ve üretimimiz (Malttan, all-grain üretim) YÜKSEK MÜHENDİS dışında aynı gün KİT'ten bir bira üretimi daha gerçekleştirdik. Onun hikayesi yakında yine burada olacak..









Hayal etmek lazım, ideallerin peşinden gitmek lazım. Günümüzde bu oldukça zor. Sadece keyif aldığınız ya da bildiğiniz işi yaparak yaşayamıyorsunuz. Biz en azından bu hobimiz ile kendi ürettiğimiz bir ürünü içmenin ve deneyimlerimizi paylaşmanın keyfini yaşıyoruz. Bu keyifle birlikte sizlerin paylaşımları, yorumları, geri bildirimleri bizileri çok mutlu ediyor.Lütfen yorum bırakmayı, mail atmayı sürdürün..

Yüksek Mühendis Şişelendi ve Etiketlendi..


Atölyemizin Özel Etiket Tasarımı olan biralarından bir görüntü..

Yazının girişinde belirittiğimiz üzere bu keyfi yaşarken 13. biramızı da hayatını bir ideal uğruna yaşamış çok değerli insan Vecihi Hürkuş'a adamayı uygun bulduk. Sosyal medayda çokça paylaşılan videosunu hala izlemediyseniz aşağıdaki gibidir;


Hakkında biraz bilgilenmek için ise; Vecihi HÜRKUŞ 
Tayyareci Vecihi Hürkuş Müzesi Derneği : http://www.tayyarecivecihi.com/

İstanbul'a yapılacak 3. Havaalanına bu kişinin ismi verilse ne güzel olur değil mi?

Kadıköy'de bu özel insanın bir de heykeli var..

Umarız herkes idealleri ve hayalleri doğrultusunda bir hayat yaşamayı başarır ya da en azından keyif aldığı hobiler ile uğraşma keyfini yaşar..

Artık Vecihi diyince aklınıza da 'Panic In The Sky' - Şener Şen değil, Vecihi HÜRKUŞ gelir.. :)
Bir sonraki yazıda görüşmek üzere..

NOT: Logo'da kullanılan görsel internette bulunan çizimlerden alınmıştır.

Resimler, resimler, resimler;
 Şefin menüsünde bol şerbetçiotlu bir bira var..
Şişeleme Hazırlıkları

Şişeleme öncesi Hidrometre ölçümü şart.

 Bu adam nereye bakıyor?? 

Şişe kapatma aparatı ve aşaması
Devamı için

Sunday, 23 February 2014

ATÖLYEMİZİN 12. BİRASI: MUAMMA


Daha önce yapımını sizlerle paylaştığımız MUAMMA şişelendi ve tadıldı.

Bu biramızla ilgili bir önceki yazıyı okuyanlar (merak edenler için; http://biraatolyesi.blogspot.com.tr/2014/01/muamma.html) adının neden muamma olduğu biliyor ama yeni katılımcılar için kısaca özetlemek gerekirse;

  • Reçeteyi biz uydurduk
  • Kullanılan maltların birinin cinsi bilinmiyordu.
  • İlk küçük üretimimizdi.
  • İlk farklı katkı maddesi kullandığımız bira oldu. (mandalina kabuğu)
  • Malt öğütücümüzü de ilk defa kullandık.


Uzun bir aradan sonra ilk bira üretimimiz bu kadar bilinmezlik ile gerçekleşince ve sonucun ne olacağı hiç bilinmediği için muamma kaçınılmaz oldu.

İmalat süreci bir önceki yazıda mevcut, fermantasyon, şişeleme ve ardından da ilk tadımı aktaralım;

Fermantasyon sıkıntılı oldu. Üzdü bizi. Geç başladı ve 1 günde durdu. Böyle durumlarda hata modlarının kök nedenini bulmak çok zor. Olasılıklar çok fazla. Son kullanma tarihi yaklaşmış bir maya kullanımı en üzerinde durduğumuz konu.

1 haftalık maya ekleme, tekrar bekleme, gibi süreçlerin ardından hidrometre ölçümü almaya karar verdik ve değer istediğimiz seviyeye yaklaştığı ve maya hiç çalışmadığı için şişelemeye karar verildi.

Bu üretimimizde ilk defa yurtdışından getirdiğimiz ‘priming sugar’ kullanıldı. Biralarımızda şeker katılımından oluşan ekşime probleminin önüne geçmeye çalıştığımız için önemli bir denemeydi bizim için.


Gelelim tadıma. Biramız şişede 3 hafta bekledi. Henüz dolapta bekleme yapmadan ilk tadımı yapmak istedik. Sıkıntılı imalat sürecinin sonucunda içilebilir bir şey çıktı mı acaba?

muamma tadımı:
Biramız bulanık, koyu portakal renginde ilk açıldığında çok fazla gaz sesi gelmedi, bardakta da çok köpük oluşumu olmadı. Dolapta hiç vakit geçirmediği için de olabilir bu.

Koku aromatik şerbetçiotları ve yüksek oranda kullanıma rağmen düz. Mandalina kabuğu hissi de çok oluşmadı kokuda.

Tadımda geçersek; Biramız kesinlikle ekşi değil, ağızda gazlılık az, koku gibi düz, öne çıkan bir unsur yok. Bunun nedenini araştırmak lazım. Mayadan olma ihtimali yüksek. Sıkıntılı sürece göre beklediğimden iyi bir bira olmuş. Başarılı bir sonuç almışız.


Biramız yakında bu blogda sizlerle paylaşılacak olan Bira Tadım Geceleri’nde efsanelerle birlikte de tadıldı. Görüntü aşağıdaki gibi :) 


Tadım gününde denediğimiz şişe daha gaz gazlı idi. Şişelere tek tek priming sugar eklendiği için şişeden şieye farklılaşma olacak gibi. Ama sanki hafif mandalina kaynaklı narenciye tadı var gibiydi?

Şimdi öğrendiklerimizi bir sonraki biraya uygulama zamanı.
Görüşmek üzere..

Devamı için

Friday, 24 January 2014

MUAMMA!


En küçük üretimimiz, kendi reçetemiz, farklı katkı kullanımları ve karışık üretim ve fermantasyon süreci. Ne çıkacağı tam bir MUAMMA! Uzun bir aradan sonra Bira Atölyesi’nin yeni ve 12. Birası geldi, Hoş geldi.

Bira Atölyesi olarak yaz sıcakları, tatiller, buluşamama ve üretim yeri sorunları (ev :)) nedeni ile uzun süredir (6-7 ay) bira üretemiyorduk. Sonunda bir yeniden bir araya gelme toplantısı ve bira üretim lokasyonu olarak kullandığımız evin sahibesinin destek ve iteklemeleri ile yeni biramız yola çıktı. O kendini bilen insana teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Bu biranın özelliklerini madde madde iletmek gerekirse;
  • %100 Malttan,
  • Bira Atölyesi Reçetesi (adı bu yüzden MUAMMA)
  •  İlk farklı katkı maddesi kullanımı (Mandalina kabuğu)
  •  İlk küçük çaplı üretim (8 litre?)
  •  İlk malt öğütücüsü kullanımı
  • İlk gözlemci kabulümüz (BiraSevdası ve KeyifAdamı)


İlk defa kullandığımız öğütücümüz - 1-2 ufak modifikasyon ile verimliydi

Biramızı yaparken geçmiş 11 biramızdan öğrendiklerimizi uygulama hedefi ile yola çıktık. Tabi ki başarısız olduk. Biz mühendislik fakültesinden nasıl mezun olduk bazen (genelde) şaşıyorum. Nedenini ilerleyen bölümde daha net örneklerle açıklayacağım.

İşi biraz kolaylaştırmak için 8 litrelik küçük bir üretim yapmayı, tadı ile farklı aromatik bir pale ale üretmeyi hedefledik.

Çalışmak lazım...

Bira Atölyesi MUAMMA Reçetesi

MALT
1.8kg Ana Malt
0,2 kg Cara amber
0,2 kg Muamma (ne maltı olduğunu bilmiyoruz, arkadaş yurtdışından  alırken yazmamış :) amber ama..)

ŞERBETÇİOTU
10 gr Belgian Cascade @ 60 dk
  7 gr Belgian Cascade @ 30 dk
  7 gr German Hallertaur @ 15 dk
  7 gr German Hallertaur @ 15 dk
20 gr Mandaline Kabuğu rendesi @ 5 dk

MAYA
Windsor Danstar
 

Evet, görüldüğü üzere karman çorman bir reçete oluşturuldu. Alman, Belçika şerbetçiotları İngiliz ale’leri için önerilen bir maya. Ön hazırlık, plan program: Zayıf!..

Üretim küçük olunca ısıtma, sıcaklık sabitlemedenisbeten daha kolay oluyor
 
Üretim süreci nispeten sorunsuzdu, sadece mayşeleme ve kaynatmanın ardından soğuttumuz bira öncesi şerbetimizi fermentere aldığımızda taban alanı x yükseklik hesapları gerekli oldu. J Nedeni fermenterde beklediğimizden az bir bira olmasıydı. Prosese 1-1,5 litre az devam etmiş olma ihtimalimiz yüksek. Maltı gram gram tart, öğüt, şerbetçiotunu gram gram tart sonra git suyu az kullan. Süreç takibi: Zayıf!

Görevini yerine getirmiş şerbetçiotları ve mandalina kabukları

Hidrometre değerimiz.
 
Mayşeleme ve kaynatmanın ardından ulaşmış olduğumuz hidrometre değeri 1057. Gayet iyi. Fermenter tarafı için sıfır şeker kullanımı tamadır. Şişelerken de yine yurtdışından aldığımız özel priming şekeri kullanacağız kısmetse.

Mayamızı İngiliz ale tipi biraya uygun bir maya seçmemizin tek nedeni vardı: son kullanma tarihinin yaklaşmış olması! Biranın anavatanlarından, tahıl ambarı ülkemizde bira yapacak hammadde, bira yapım gereçleri satan tek dükkan olmadığından elimizdekileri dikkatli kullanmamız şart!

Bira cam fermentere alındı. Küçük üretim olduğu için kova kullanmadık

Muamma’dan son haberler ise şu şekilde;
Fermentasyon süreci 1 günde durdu, kilitte problem olduğu şüphesi ile hava kilidi değiştirildi, sonuç alınamadı, Ardından maya eklendi yine sonuç alınamadı. Kısmetse yarın hidrometre ölçümü ve şeker bitti ise şişeleme, bitmedi ise bir maya daha atalım mı ne dersiniz?

Gelişmeler be MUAMMA’nın hikayesinin yeni bölümleri ve sonuçları yakında burada olacak. Ama şunu söylemek gerekir ki ne aksilik olursa olsun yılmadık, mutluyuz ve devam edeceğiz. MUAMMA’lı bir AŞK bu…

Muammalı Hummalı Aşk Bu...

Biramızın logosu da hazır ama paylaşım bir sonraki yazıda..
Bu logomuzda da yine İstanbul’da olacağız….

  Neresi olduğu çok mu belli oldu?

Görüşmek üzere..

Bira Atölyesi
Devamı için