Sunday, 1 November 2015


Viyana’daki ilk bira turumu sevgili eşimle gerçekleştirmiştim ve şu yazı ile paylaşmıştım; İhtişam, Sanat ve Bira: Viyana Bu kez iş seyahatinin önüne bir gün koyarak gerçekleştirdiğim bu ikinci ziyarette hedefim yeni yerler görmek ve farklı ülkelerden biralar tadabileceğim barlardı.

Önemli bilgi; Avrupa’da bir şehirde özel mekanlara gidecekseniz seyahati Pazar günü yapmayın! Çoğu yer (butik bira tadım ve şişe dükkanları vs) Pazar’ı haftanın günü olarak dahi kabul etmiyor. ‘Pazar kapalıyım’ demeye bile gerek duymuyor. Normalde de Pazartesi günleri kapalılar. Barların 14:00 gibi açıldığı, buna da tam uymadıklarını düşünülünce bu notu aklınızda bulundurun.


Mekanlar;

  •  1516 Brewing Company
  •   Charlie P’s
  •   The Brick Makers

25 Hours Hotel Viyana

Konakladığım otele de bir satır ayırmam gerekli, özel tasarım odaları, gençenerjik çalışanları ve normal-dışı olma konsepti ile 25 Hours Hotel - Viyana'yı çok beğendim.

Daha önceki yazımda 1516’dan bahsetmiştim. 2. ziyaretimdeki 2 yeni keşfim oldu. Planda daha çok mekan vardı ancak 1,5 güne 'çok mekan' yerine 'çok tadım' hedefi ile devam etme kararı aldım.

1516 Brewing Company: Bir önceki yazıda bu mekanın detayları olduğu için direkt olarak bir tadım notu paylaşabilirim sanırım.

1516 Manneken Pale Ale: Musluktan.
Görüntü: Bulanık portakal rengi, köpük beyaz bardağı sarıyor ancak hızlı sönüyor. Bardakta az-orta gazlılıkta.
Koku: Belçika mayası, hafif şerbetçiotu ve narenciye (portakal), karamelize (candy sugar) şeker tatlılığı..
Damak: Kompleks, tatlı Belçika biraları havasının yanında hafif narenciye, şerbetçiotu acılığı. Kalıcılık iyi. Houblon Chouffe'un gerisinde ama iyi.

Bu biranın şansızlığı yanında sipariş ettiğim ve müthiş acı tavuk kanadı oldu. Kurtulanlar için bardak su bedava sözünün şaka olmadığını yedikçe anladım, eşlik açısından keyifliydi ancak bira tadımı için uygun olmadı.


 
Charlie P’s: Bu mekan bir bar- restoran. Butik bira kadar butik mutfağıyla da fark yaratmaya çalışıyor. Ben bira listesini çok beğendim. Yerel ya da yakın bölge ülkelerden de bir şeyler tatmaya çalıştım. Notlar aşağıdaki gibi oluştu.

















Beavertown Gamma Ray: Londra merkezli bu butik bira evi son dönemde hem müthiş biraları hem de harika şişe, kutu tasarımları ile dikkat çekiyor. Bu biraevine dair ilk kancayı ‘Türk Bira Yazarları Toplantısı’ da Beerader tarafından getirilen Kan portakallı Bloody ‘Ell atmıştı. Gamma Ray tadım notları şu şekilde;
Görüntü: Saydama yakın hafif bulanık, portakal rengi, köpük sabun köpüğü kıvamında, ortada sönük Bardağın duvarlarında kuvvetli.
Koku: Tropik meyve, narenciye, hafif tatlı, hafif acı. Dengeli bir komplekslikte.
Tadım: Kokuya izler şekilde kompleks, vurucu olmamakla birlikte dengeli. Tropikal meyve, malt, şerbetçiotu acılığı hepsi var ve kararında. IPA değil Pale ale. Tam Sınırda, çok dengeli.

Avusturya’dayız, yerel butiklerden de tatmalıyız tabi ki;

Brauwerk Hausmarke 3 - Porter :
Görüntü: Simsiyah renk kahverengi 2 parmak hızlı sönen köpük..
Koku: Kavrulmuş malt ve hafif acılık sunuyor.
Tadım da çok gövdeli ve kompleks değil. Kavruk malt tatları orta-az gövde ve hafif acılık.. Ortalama üstü bir bira.

Bu biranın yanında tercih ettiğim çilekli, karamel dondurmalı tatlı harika bir uyum gösterdi. Porter’a özgü kavruk, kahvemsi tatlar bu tür bir tatlının yanımda müthiş oluyor. Kahve yudumlamak yerine kesinlikle tercih edilebilecek bir eşleşme.





Bevog Tak Pale Ale:
Görüntü: Koyu portakal rengi, bulanık, köpük 1-1,5 parmak kalıcı bardakta orta gazlı.
Koku: Tropikal meyve, şerbetçiotu acılığı, şeftali.
Tadım: Kompleks, narenciye, şeftali, malt tatları yanında dengeli bir şerbetçiotu acılığı.

Bevog hem damağı hem de güzel tasarımlı biraları etiketleri ile ilgiyi hak eden bir butik bira evi. Avusturya dışında ulaşmanın zor olduğunu düşünüyorum ama bulduğum yerde farklı biralarını da deneyimlemeyi arzu ederim.






Son mekanımız butik bira-severler için vaha niteliğinde: ‘The Brickmakers’ müthiş bir musluk menüsü, harika biralarla dolu dolaplarının yanında atmosferi de çok güzel. İlk gün kapanmaya 30 dk kala içeri girip hızlı bir bira için 1-2 şişe aldığımda 2. günümü burada geçirmeyi çoktan planlamıştım. Merkeze biraz uzak ve benim otelime de 15 dk yürüme mesafesi olsa da buna değdi. Dönüş yolunda oteli bulabildiğime göre aslında biraz daha bira deneyebilirmişim. :)







 
'The Brickmakers' butik bira severler için bir vaha..

To Ol – Sur Citra: Danimarka merkezli bu butik bira evi ile ilgili yorum ve paylaşımlara çok sık rastlıyordum, musluktan bir birasını içerek yorumlamak özel olacak.  Ayrıca seyehatimdeki ilk ekşi ale olması nedeni ile de özel..
Görüntü: Açık portakal rengi bulanık, köpük beyaz, bardağı sarıyor, çok küçük baloncuklu ve hızlı sönse de Üstte ince bi tabaka kalıcı.. Koku kompleks, limoni şerbetçiotları, ekşilik, ipa ile ekşi ale karışımı. Yaş üzüm ve şerbetçiotu belirgin burunda. Tadım vurucu derecede ekşi, limoni, üzüm tatları yanında hafif şerbetçiotu acılığı mevcut. Kalıcılık yüksek.



Thornbridge Jaipur:
Görüntü: Pilsnerlerden bile açık sarı ve saydam. Köpük beyaz. Kalıcılığı düşük.
Koku: Narenciye, Tropik meyve ancak çok vurucu değil. IPA'ya özgü şerbetçiotu kokuları belirgin.
Damak: Başta yumuşak, kolay içimli ve meyvemsi ancak ardından yavaş yavaş yükselen ve damağı saran bir şerbetçiotu acılığı artarak uzun süre kalıyor. Bu birayı özel kılan en önemli etken. Derinlik olmasa da kalıcılık ve zamanla artması farklı bir özellik vermiş.







Gezide tattığım diğer biralar;
1516 Brewing Co. - Kimber 
Mikeller Running Club – Pilsener 
Tiny Rebel – One Inch Punch – Session IPA

Viyana’ya gerçekleşen bir tur, şnitzel yemeden tamamlanmış sayılmaz değil mi? Bizim tercihimiz Plachutta: Gasthaus zur Oper idi ve gerçekten yedeğim en güzel şnitzeldi. Devasa büyüklükte, doyurucu, yağa boğulmamış, içi sulu şnitzel, dolgun, çiçeksi ve hafif Pilsner ile müthiş uyumluydu.

Her seyahatte olduğu gibi yine özel şişeler ile yurda giriş yaptık. Pazar ve Pazartesi günleri için planlanmış bir seyahat olduğu için barlardan alınan şişeler dışında havaalanından alınan Maker’s Mark Burbon ve Japon Nikka’lar resimde ilgi çekiyordur sanırım.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere. Yine eksik mekanlar kaldı. Peki sizin önerileriniz var mı? Paylaşırsanız sevinirim.

- Bira Atölyesi
Devamı için

Saturday, 10 October 2015

EV BİRACILIĞI - GİRİŞ

Evde çorba yapabiliyorsanız bira da yapabilirsiniz. İhtiyacınız olan şey; merak ve sabır.

3 yıl önce ilk biramızı yaptığımızda Türkiye’de hammaddeye ulaşmak, gerekli alet ve gereçleri toplamak çok zordu. İlk biralarımızı cam damacanalarda yaptık, ardından boya kovası bulup musluk takarak prosesi geliştirdik. Artık bu gibi uğraşlara gerek kalmadı.

Bu blogu kurduğumdan beri en çok soruyu bira yapım aşamaları, hammadde tedariği ve ekipmanlar ile ilgili alıyorum. Düzenli bir yazı dizisi ile konuya el atmak sanırım herkes için yararlı olacak sanırım.






Cam damacadan kova fermentere geçiş zaman aldı. 
Bir günde 2 bira yapabilecek şekilde kendimizi geliştirdik.

Ev biracılığına merak duyuyorsanız yapmanız gereken ilk şey butik biracılığa olan ilginin tüm Dünya ile paralel şekilde patlaması ile açılan web sitelerinden hammadde ve ekipman siparişinizi vermek. 1-2 günde kapınıza gelen ürünler bu yolda ilk adımınızı oldukça kolaylaştıracaktır. Haksız rekabete yol açmamak için bu web sitelerini burada belirtmiyorum, kısa bir arama ile zaten siz de ulaşabilirsiniz. Yurtdışından sipariş sıkıntılı, gümrükte takılma olasılığı çok yüksek. Bu yüzden yurt-içi sitelerden alış-veriş yapmanızı öneririm. Hem sıkıntısız şekilde ürünler 1-2 günde kapınızda olur ve sorularına cevap alabileceğiniz kişilerle tanışmış olursunuz hem de yurt içinde bu işe yatırım yapan insanlara destek vererek her geçen gün daha çok kişinin bu hobi ile buluşmasına vesile olmuş olursunuz.

Malt, şerbetçiotu, maya ve su.. Sonrası sizin hayal gücünüz!

Evde bira yapmadan önce mutlaka;
  •        Bir kitap edinin!     
         - Web aleminin yoğun ve karmaşık bilgi havuzunda çırpınmak yerine adım adım ve düzenli bir anlatım hem çok işinize yarayacak hem de bir çok sorunuzu kimseye ulaşmadan cevaplamanızı sağlayacaktır.
Okumak şart! Eski bir resim... 
Artık tek rafa sığmıyor bira kitapları :)
  •        İnternet üzerinden bol bol video izleyin.  
         - Ana proses adımlarının nasıl olduğunu görün. Karşılaşacağınız iş yükü ile ilgili bilginiz olsun. Youtube de birçok video mevcut.
  •       10 lt’nin üzerinde bir üretim planlıyorsanız bir yardımcınızın olmasında fayda var.
  •        İlk üretiminiz, 7-8 saat ayırabileceğiniz bir boş günde yapın. İş çıkışına sıkıştırmayın.
  •       Üretim gününden önce malzeme listenizi ve ön hazırlıklarınızı yapın.

Bu işe heveslenenler için de bazı ön bilgiler de vermek gerekirse;
  •     Evde bira yapmak keyifli ama biraz yorucu bir süreç. Zamanla ihtiyacınız olan ekipmanları geliştirdikçe kolaylaşacaktır.
  •      Yaptığınız işin büyük kısmı temizlik olacak. Özellikle de şişe ve fermenter temizliği önemli. (aşağıdaki resim bunu net olarak anlatıyor.) :)

  •  İlk biranızı içmeniz 3-4 haftayı alacak bir süreçtir. Sabır.
  •  İlk biranızda hata olması ve kötü bir sonuç alma ihtimaliniz yüksek. Yılmamak lazım.
  •  Evde yaptığınız bira her halükarda piyasadan alacağınız herhangi bir biradan ucuz olacak.
  •  Fermentasyon olan odada malt, maya, mayşe kokuları olacak.
  •  Fermentasyonu 1 hafta boyunca kontrol etmeniz gerekli olduğu için üretim ve şişeleme aşamasına kadarki 7-10 günlük süreyi iyi planlamanız gerekli.
Kendi emeğinizi yudumlamak gibisi yok! El emeği bir ürünü ortaya çıkarmak, keyifle tadına varmak, paylaşmak inanın bu işin en keyifli yanı. Bunu bir kez yaşadığınızda devamını da getirmek isteyeceksiniz zaten.

Kendi biramız, reçete bizim, logo bizim, isim bizim. İnsan daha keyifli bira içebilir mi?

Yeni başladığım bu yazı dizisi ile adım adım evde bira yapmanın anlatacağım. Bir sonraki yazıda gerekli malzeme listesi ve temel proses adımları listelenecek.

Görüşmek üzere.

Devamı için

Monday, 27 July 2015


‘İlk Adım’ı attığımızdan beri bu blogda 41 farklı yazı yayınlamışım. 2012 Ekim ayında başlayan hikayede bir soluk almak ve özet geçmek yararlı olur sanırım.

Bu blog bu topraklardan doğan, insanlık tarihinin en eski ve özel içkisi Bira’yı bir kültür olarak paylaşmak, kendi kişisel deneyim ve tadımlarımızı tarihe not olarak düşmek için var.

Şunu unutmamak gerekli ki; Bu site amatörce ve hobi amaçlı olarak sürdürülen çalışmaların paylaşıldığı bir ortam. Kişisel görüş ve değerlendirmeleri içermekte ve herhangi bir özendirici faaliyet, reklam ve tanıtım içermemektedir. Bu siteye girişi yapmış kişiler alkolün zararlarını biliyor ve kabul etmiş sayılırlar.

Ne güzel ki site paylaşımlar ile adım adım gelişti, önce evde yaptığımız biraların hikayelerini paylaşıyordum, ardından butik bira tadımlarını yazmaya başladım, yurtdışı ziyaretlerini mini bira turlarına dönüştürüp kaleme almak ve burada yayınlamak farklı bir yol açtı bloğa. Gördüm ki bizim gibi bira yapan, bizim gibi tadım yapan, tur yazılarını çıktı alıp mekan mekan gezen dostlar oluştu ve sayıları artıyor. Ne mutlu...

Yaklaşık 5 yıl önce Butik Bira sevdasına tutulup bu yola çıktığımdan beri belirli kilometre taşları geçirdim;
Yüzlerce bira tadımı ve notlandırmalar, Mehmet Bey’den alınan Bira Tadım Eğitimi, Üç kafadar ilk ev biramızı 2012 yılında yapmamız (Türkiye’de o zaman yapan gerçekten azdı.), Bira Atölyesi bloğunu kurmam, biraya dair blog tutan dostlarla tanışma (Bira Sevdası, Beerader, Keyif Adamı, Evren, Beerasmus, Bierthoven) ve özel tadım akşamları, Borefts Festivali (Necati’ye teşekkürlerimle), Cantillon Biraevi ziyareti, TUBİKOK üyesi olmam, B;ra dergisinde Brugge Bira Turu yazımın yayınlanması, Bira turu yazıları, Butik Bira Tadım Aktiviteleri (ve onlarca hiç tanımadığımız kişi ile birlikte bira tatma, keyfi ve bilgiyi paylaşma şansı), Teoman Bey’e Masal isimli biramızı tattırmam vb. belki onlarca önemli aşama.

Tutku hayatta elde edilen güzel şeylerin anahtarı. Umarım bu kültüre olan tutkum devam eder ve 4 sene önce kendime koyduğum hedef doğrultusunda ilerlemeyi sürdürürüm.

Bu vesile ile destek veren herkese ve tabi ki özellikle de eşim’e sonsuz teşekkürler.

3 yıla neler sığmış kısaca bakalım (tabi bunlar kaleme alabildiklerimiz. Bir bu kadar da alamadıklarmız var ki mazur görün.. :)  

Tadım ve Bira Turu Yazılarının listeleri biraz aşağıda..sonuna kadar okumanızı öneririm..

Bu arada intagram ve twitter hesapları da oldukça aktif. :) 
@BiraAtolyesi (Instagram)
@BiraAtolyesi  (Twitter)

EV BİRALARIMIZIN HİKAYELERİ;

Bu güne kadar 16 bira yaptık. Hepsi başarılı değildi elbette ama hepsinin hikayesi farklıydı..

1.      Bu işe nasıl mı başladık? Hasat 1
http://biraatolyesi.blogspot.com.tr/2012/11/ilk-bira-ilk-tadm-bira-atolyesi-hasat-1.html 

 
 İlk Biramız

2.      İlk biramızın açılışı ve videosunu bu yazı ile paylaşmıştık; 
     http://biraatolyesi.blogspot.com.tr/2012/11/ilk-bira-ilk-tadm-bira-atolyesi-hasat-1.html   

3.      İlk Kit biralarımız Belçika Tripel ve Buğday birası türündeydi;
http://biraatolyesi.blogspot.com.tr/2012/11/bira-atolyesi-hasat-k-1-belgian-tripel.html
http://biraatolyesi.blogspot.com.tr/2012/11/yeni-biralarmz-siselendi-hasat-k-1-ve-k.html 

4.      Aynı günde 2 bira üretecek kapasitede olduğumuz zamanlar; İlk Stout Kiti (Irish Stout) ve Saaz Blonde (Kendi reçetemiz);
http://biraatolyesi.blogspot.com.tr/2012/12/atolye-calsyor-yeni-biralarmz-yola-ckt.html 

5.      Irish Stout.. İstanbul’a dair ilk etiket tasarmı!
http://biraatolyesi.blogspot.com.tr/2012/12/soguk-ve-beyaz-ks-gecelerinin-siyah-ve.html 

6.      Saaz Blonde; Yine istanbul’a ait etiket tasarımı, kendi reçetemiz ile yaptığımız, kendi etiketini taşıyan ve en başarılı biralarımızdan biri.
http://biraatolyesi.blogspot.com.tr/2012/12/hasat-no2-saaz-blonde.html 


 Saaz Blonde ve Irish Stout ile ilk İstanbul temalı logolar başlıyor..

 7.      Yerebatan sarnıcı, Ters Medusa ve ilk IPA türü biramız;
http://biraatolyesi.blogspot.com.tr/2013/01/hasat-k4-ipa-indian-pale-ale.html 

 Bira Atölyesi - IPA

8.      Bu toprakların ürünü fındık, bu toprakların Kültürü Bira ile buluşuyor. Nut Brown Ale http://biraatolyesi.blogspot.com.tr/2013/01/bu-topragn-sesi-nut-brown-ale.html 

9.  Simsiyah bir bira yaptık, kendi reçetemiz ile; ZİFT! Bu bira ile artık isimler de Türkçeleşiyor.. Önemli... 
 http://biraatolyesi.blogspot.com.tr/2013/02/zift.html 

 

Zift tadım notları; Kokuda; Katran, petrol, kahve, yanık malt, Tadımda; aşırı kavrulmuş kahve, kavrulmuş/yanmış malt :)

10.  10.biramıza başka isim veremezdik herhalde; 10
http://biraatolyesi.blogspot.com.tr/2013/03/10-numara-bira.html 

11.  Şişesini saklayamadığımız tek biramız; MÜLAYİM. Adından olsa gerek patlıyordu. Kemal Sunal’a adadık.. :)
http://biraatolyesi.blogspot.com.tr/2013/07/bombac-mulayim.html 

 Mülayim... Patlıyordu.. :)

12.  Etiketi ile, hikayesi ile tadı ile özel; MÜHENDİS.. Hala en çok okunan yazılardan;
http://biraatolyesi.blogspot.com.tr/2013/04/muhendis-hayal-etmeyi-surdurenlere-bir.html 

 

Hem en güzel biralarmızdan biriydi hem de en çok okunan yazılarımızdan..

13.  Bir biranın adın neden mi MUAMMA konur?
http://biraatolyesi.blogspot.com.tr/2014/01/muamma.html
http://biraatolyesi.blogspot.com.tr/2014/02/atolyemizin-12-birasi-muamma.html 

14.  MÜHENDİS çok başarılı olunca daha iyisini ve yüksek alkollüsünü yapalım dedik;
YÜKSEK MÜHENDİS
http://biraatolyesi.blogspot.com.tr/2014/06/yuksek-muhendis.html 



Kendi reçetemizle oluşturduğumuz en iyi biralarmızdan biriydi..Mühendis etiketinde Hazerfen Ahmet Çelebi vardı Yüksek Mühendis için de Vecihi Hürkuş'u kullandık ve biramızı ona adadık.

15.  KÜFE’lik etmesi için yaptık ama alkolü biraz az oldu;
http://biraatolyesi.blogspot.com.tr/2014/09/kufe.html 

16.  ZİFT çok sertti, içilmesi bile zordu, daha sertini yapalım dedik; ZİFT’in PEK’i ;
http://biraatolyesi.blogspot.com.tr/2015/01/ziftin-peki.html 

17.  Son biramız MASAL. Ustalık eserimiz...








 Emekle yoğrulan 3 yılı geride bıraktık. Bazen güzel, bazen kötü biralar yaptık ama hep keyif aldık..


TADIM YAZILARI


1- BİRA ATÖLYESİ BİRALARI TADIMI:
 
 İlk üretim biralarımızı topluca tattığımız tadım yazısı;
http://biraatolyesi.blogspot.com.tr/2013/01/emegimizi-yudumlamak-bira-atolyesi.html

2- TUBİKOK - EL YAPIMI BİRA TADIM GÜNÜ: 
İlk dışarıdan katılımlı tadım aktivitemizi ev biracıları olarak yaptık. TÜBİKOK aktivitesi olarak hayata geçirdik;

3- BUTİK BİRA TADIM ATÖLYESİ ETKİNLİKLERİ: 
BiraSevdası ve KeyifAdamı ile gerçekleştirdiğimiz, Butik Bira Kültürüne dair tadımların ilki. Bu tadımlar farklı türde biraların özel tadım bardaklarında tadıldığı, Butik bira kültürüne dair sunumun gerçekleştirildiği bir aktivite. Şu ana kadar 4 tadım gerçekleştirdik ve tüm katılanlardan mutluluk verici geri bildirimler aldık.. Devamı gelecek.http://biraatolyesi.blogspot.com.tr/2015/03/bira-tadim-atolyesi.html



 Butik Bira Tadım Aktivitelerimiz Eylül Ayı ile tekrar devam edecek. ilgilenen dostlar biraatolyesi@gmail.com adresine mail atabilirler.


4- BİRA TADIM AKŞAMLARI - 7. Bölüm 
Kendi aramızda yaptığımız ve çok çok özel biralar içilen Tadım gecelerini de paylaşalım istedim;




5- TRAPPİST TADIM GECESİ
Sadece TRAPPİST biralarına ayrılmış çok özel bir tadım gecesi;

Harika bir geceydi. Tematik tadım geceleri sürecek..


BİRA TURLARI

1-      CANTILLON BİRAEVİ
Sitede yayınlanan ilk tur yazısı özel bir bira-evi içindi; 

Şarapseverler  için Bira..

2-      BELÇİKA BİRA TURU;
Giriş
BRUGGE (2 Bölüm)
-        http://biraatolyesi.blogspot.com.tr/2013/11/belcika-bira-turu-brugge-struise-ve-t.html

Brugge Turu kısa versiyon olarak B;ra dergisinde de yayınlanmıştı.. 
(Tabletlere uygulama olarak indirilebiliyor.)
BRÜKSEL (3 Bölüm)

4-      VİYANA BİRA TURU

5-      MÜNİH BİRA TURU (Kısa)

6-      ALP DAĞLARINDA BİRA TURU


 





7-      STUTTGART BİRA TURU
http://biraatolyesi.blogspot.com.tr/2015/07/stuttgart-bira-turu.html



Yazının bu kısmına kadar gelen dostlara özel teşekkür!
Yeni yazılar yolda.. Aşağıda görüleceği üzere ekip çalışıyor.. :)
Yakında görüşmek üzere..




Butik bira bir kültürdür.. Edinmek lazım..
Bira Atölyesi.

Devamı için