Monday, 22 April 2013

Bu yola 3 mühendis çıktık. Kendi biramızı yapıyoruz. Bu hobiye başlarken işin buralara geleceğini düşünmemiştik.  7 ayda 11. biramızı yapmışız. Her yeni biramızda da hevesimiz ve isteğimiz artıyor. Bunun bir sebebi de bizleri destekleyen ailelerimiz ve dostlarımız. Teşekkürler..

11 Biramız özel olsun istedik; Kendi reçetemizle ürettiğimiz bir bira. Bizden bir bira olsun istedik; adını MÜHENDİS koyduk. Yine bizden bir logo olsun istedik ve Hazerfen Ahmet Çelebi'nin Galata'dan Üsküdar'a uçuşu logomuz oldu.

Büyük umutlarla Mühendis olan dostlar, bu saatten sonra tekrar üniversite okunmayacağına göre, hatanızı kabullenin ve güzel bir Mühendis içip rahatlayın.. Biz öyle yapacağız.. :)

Bazen bu işi yaparken biz manyak mıyız dediğimiz oluyor. Her mühendis biraz manyaktır ama değil mi? Ya da olmalıdır.

Sizce akıllı bir insan Galata'dan Üsküdar'a kendi yaptığı kanatlarla uçmayı hayal edebilir mi? Ama birileri çıkıp bunları hayaletmeseydi, tonlarca ağırlıkta metallerin başımızın üstünde bir o yana, bir bu yana uçması mümkün olmazdı.. Hayal etmeyi bırakmamak lazım...

Mühendis nasıl bir bira mı? Adına yakışır bir bira olması için reçeteyi komplex oluşturduk. 3 tip malt, 2 tip şerbetçiotu. Kendi reçetemizle IPA türünde bir bira yapmak hedefimizdi. Sonucu biz de hala merak ediyoruz..


Hazırlıklar başlamış durumda. Bira yapmak için birçok şartın sağlanması lazım. 3 kişi aynı günde boş olacak, ev müsait olacak, hammadde olacak, temizlik yapılmış olacak. Siz 3-4 paragraf okurken yoruluyorsunuz ama bu işin gerisinde de emek var. Gençlerin hakkını verelim :)

Herşeyin başlangıcı, Boş bir kağıt. Biranın adı belli; MÜHENDİS.
Boş kağıdı doldurmadan önce adına yakışır bir bira olması için komplex, alkol oranı biraz yüksek, Şerbetçiotu acılığı fazla olan bir bira üretmek hedefimizdi. Başarabildik mi? Göreceğiz..

3 Tip Malt; Pale, Cara Amber ve Crystal. Oranlarını merak ettiğinizi sanmıyorum :)

2 Tip Şerbetçiotu; East Kent Goldings ve Fuggles

Maya: Safale S-04

Su: Bildiğiniz su.. :) ama temiz, açılmamış damacanadan.


Mayşeleme başladı, amaç malttan şekeri ve aromaları çekmek. Yaklaşık 1 saat sürüyor.. Ardından 1 saat boyunca şerbetçiotları belirlenen dakikalarda kaynama kazanına girerek görevlerini yerine getirmeye başlıyorlar, Tadı dengelemek, acılık katmak vs..


Yaklaşık 5 saat süren bir prosesin sonunda biramız Fermneter kovamızda. Defterimiz de dolmuş durumda. Her yeni birada birşeyler öğrenebilmek için herşeyi tek tek not etmek gerekli.Mühendislik bunun gerektirir. 
''Lessons' learned'' lazım değil mi Otosan People? ;)

Yorucu ama değiyor..

Fermenterde 1 hafta, şieşeleme için 2 saat ve;

Şişeleme prosesini gerçekleştirildikten sonra biralarımızı özel kılan bir diğer nokta için çalışmalar başlıyor. Logonun basılması ve tek tek şişelere yapıştırılması. Evet biz manyağız!.


 Bizce bu Logo bu biraya çok yakıştı.. Mühendis Ordusu raflarda..

Bu biramız ile birlikte yeni bir döneme giriyoruz. Yaz ayı gelip sıcaklıklar artmadan 2 bira daha yapabilirsek şanslıyız. Ardından neler yapacağımıza ve nasıl ilerleyeceğimize karar vereceğimiz ve bunun hazırlıklarını yapacağımız bir süreç olacak. Artık acemilik dönemi geride kaldı dostlar, çıraklık dönemine giriş yapmanın vakti geldi.. :) Bunun için de çalışıyoruz, yeni kitaplar, yeni proses ekipmanları ve planlar..Merak etmeyin. Hepsini sizlerle paylaşmayı sürdüreceğiz.

NOT: logoda kullanılan görsel internet üzerinden alınmıştır. 

BİRA ATÖLYESİ

Devamı için

Tuesday, 16 April 2013

Bira yapma aşkımız bu uğurdaki yan uğraşlarımız ile farklı boyutlara da taşındı. Tamamen amatörce kendi emeğimizi tatmak yolundaki bu uğraşımız her biraya özel ve genelde 'İstanbul' temalı logolarımız ve bizi  bu yolda destekleyen dostlarımız ile yepyeni boyutlara ulaştı.

Öncelikle İlker (nam-ı diyar İlkierro) dostumuza güzel jesti için teşekkür etmek gerekli. Bizim için özel yaptırmış olduğu bardak ile biralarımız yudumlamak ayrı bir keyif...

Biz de boş durmadık, kendi t-shirtlerimiz tasarladık. Yine sadece kendimiz için, keyif aldığımız bu güzel hobide hoş bir yan ürün oldu.

Yazının devamı tabi ki resmi tıklayınca.. 

 

İlker dostumuzun bize hediyesi... BİRA ATÖLYESİ bardağı.. :)




Beyaz Bira Atölyesi t-shirtümüz..

 

Şu ana kadar ürettiğimiz 11 biranın 9 farklı etiketini içeren siyah t-shirtümüz.

Bu ürünlerin ve biralarımızın hiçbiri ne yazık ki satılık değil, bir ürün değil. Peki niye mi paylaşıyoruz? Sevdiğimiz şeyleri dostlarımızla paylaşmak bizi mutlu ediyor da ondan..

Yakında yeni biramızın yazısı tadım resimleri ile yine burada, facebook'da ve twitter'da olacağız.
Siyah t-shirtde küçük de olsa ilk bilgilerini vermiş olduk.. 

Mühendisler hazır olun, biranız geliyor!

Bira Atölyesi
Devamı için

Thursday, 4 April 2013

MÜLAYİM

Yine adadayız dostlar. İngilizler bulmuş bu türü. ''Mild Ale''. Bira Atölyesi olarak kendi reçetelerimizle, kit'lerle biralar yaparken artık logolarımızda olduğu gibi isimlerimizde de özgünleşme kararı aldığımız için bu biraya da bize özgü bir isim verdik, çok da zorlanmadık. İngilizce-Türkçe sözlük sağ olsun. MÜLAYİM raflarda yerini almıştır..

Bira Atölyesi'nin 9. birasının hikayesini ve bu türe dair bilgileri paylaşacağımız yazı için yazıya, resimlere, sayfada biyerlere tıklayın lütfen...

Mild Ale günümüzde nispeten düşük alkol oranlı, koyu renkli, malt karakteri yüksek ve şerbetçiotlarının baskın olmadığı bir tür. Temel olarak fazla tüketime uygun, alkol oranının düşük olması ile geçmişte ve günümüzde fiyatı makul olan bir tür. Bira Atölyesi olarak sınıf ayrımlarına karşıyız ama teknik ve tarihsel bilgilerde yardımına başvurduğumuz, bir biraseverin başucu kitabı 'The Oxford Companion To Beer'a göre tam bir 'mavi yaka' birası. Ucuz, rahatlatıcı ve tazeleyici, kolay içimli bir tür. Bu özelliği ile 1930'lu yıllarda tüm İngilitere'de bira pazarının 3/4'üne sahip olmuş.

Bu bilgiler ışığında 'MÜLAYİM' bu biraya tam da uyan bir isim oldu. Mülayim diyince ilk akla gelen Kemal Sunal'ın ''sineklerin kıçına lastik don takmadığı için fırça yiyen'' o unutulmaz karakteri 'Bombacı Mülayim'i de anarak ve gereksiz yere patronundan fırça yiyen tüm ezilenlere  adayarak :) biramızın yapım sürecine geçelim.

'Mild' teriminin orjinal anlamı 'Taze Bira'. Birkaç haftada üretilen ve tüketilen bu tür bu sebeple barlarda çok tercih edilmekteymiş. Kit üretimi bir bira olduğu için belirli adımlarına artık hakim oldunuz sanırım. Daha önce de yazdım, çorba yapmaktan kolay, zor olan temiz yapmak, zaman ayırmak, planlı olmak..



Sterilizasyon şart. Ne yazık ki bu biramızın tadımından henüz memnun kalmadık, zamanla tadı otururur mu bilinmez ama bir sorun varsa bu ya yandaki resimde, ya da şişelemede..

Hidrometre ölçümlerine göre, türe uygun şekilde biramız %3,8 alkol oranına sahip oldu.




Biraya, oda sıcaklığına, mayaya göre değişen sürelerde yaklaşık 7-10 gün sonrasında biramız şişelemeye hazır hale geliyor.

Herkesin merak ettiği bir adım da kapakların kapatılması. Basit bir aparat ve biraz kol gücü, çok merak edilecek bir şey yok yani :)


Sanırım bizi evde bira imalatı yapan amatör biracılardan biraz ayıran unsur şişe, isim ve logoya verdiğimiz değer. Her biramızda bu unsuru geliştirerek devam etirmeyi umuyoruz.

Keyif bu! Kendi emeğin, içindeki biranın yapılmasından şişelerin temizlenmesine, şişelemeden etiket tasarımına ve yapıştırmaya kadar tüm adımlar 3 kişinin emeği ile gerçekleşiyor.

Her kit yaklaşık 22-23 lt oluyor. Bu da 43-46 adet 50cl şişe demek. 3'e de bölününce şu anlaşılıyor ki, tüm biralarımız 'Sınırlı Sayıda Üretim' tanımlaması ile raflarda yerini alıyor..
9 oldu. Bu biramızın tadımından mennun olmadığımızdan paylaşmak için biraz bekledik ama yine de sizlerle paylaşmanın uygun olacağını düşündük. Nasıl olsa içemiyorsunuz :)

Boğaziçi Köprüsü, Yerebatan Sarnıcı, Galata Kulesi' nin ardından bu biramızda logo olarak Taksim Tramvayı'nı kullanmayı uygun bulduk. 24 saat yaşayan, Avrupa'nın en canlı caddesinin barlarında bir gün Bira Atölyesi biraları görmek umuduyla.. (NOT: 10. biramızın logossu da Kız Kulesi idi, bu biranın detaylarına bir önceki yazıdan ulaşabilirsiniz.)

Yazımızı bitirirken güzel bir haber daha verelim. 11. biramız da üretildi. Tamamen bizim reçetemiz, süper bir logo, harika bir isim.. Biraz merak edin, yakında burada olacak..

Son olarak şunu da belirtelim, Facebook sayfamız ve twitter hesabımız açıldı. Bizleri buralardan da takip edebilirsiniz. linkleri aşağıdadır. Son dönemde hem web  hem de facebook sayfalarımıza artan bir ilgi var. Bunun için herkese çok teşekkürler.

Twitter: @BiraAtolyesi

Devamı için

Monday, 25 March 2013

10 Numara Bira!

Bir birayı 10 numara yapan özellikler nelerdir? Türkiye dışında çok bira içmediyseniz bu soruya cevap olarak genellikle soğuk olması ve gazlı olması dışında pek birşey sayamazsınız. Ama gerçekte tadımı belki de en kompleks içkinin 10 numara olabilmesi için birçok farklı özelliği bünyesinde bulundurması gerekli. 10'larca bira türü ve buna göre de farklı değerlendirme koşulları ve parametreleri var. (yazının tamamı için lütfen resime tıklayınız.)

Bizim için ise parametre net. Bu bira 10 numara, Çünkü Bira Atölyesinin 10. BİRASI. :)

Nasıl mı yaptık? İşte böyle;

Pilsen tarzı bir birayı malt karakteri ve şerbetçiotunun damakta bıraktığı izlere göre değerlendirirken bir Belçika Ale'ini içindeki tatlılık, meyve harmoniler, İngiliz Ale'lerini kavrulmuş arpa karakteri ve acılık, American IPA'larını şerbetçiotu ve kompleksliklerinin ön planda olmasına göre değerlendirebiliyorsunuz.

Biz 10. biramız olarak bir 'English Bitter Ale' üretmeyi uygun bulduk. Bu birada bazı ilkler de yaşandı. Kit üretimi olmasına rağmen ilk defa bir kitle birlikte extract kullanımı gerçekleştirdik. Bira'daki aromanın daha belirgin olmasını ve türün gereği tadları içermesini bekliyoruz.

Bu güne kadar yaptığımız biraları sırası ile listelemek gerekirse; (K: Kit Birası, No: Malttan üretim)
 1. No.1 Pale Ale
 2. K1 - Belgian Tripel
 3. K2 - Tarwebier (Buğday Birası)
 4. K3 - Irish Stout
 5. K4 - IPA
 6. No.2 Saaz Blonde
 7. K5 - Nut Brown Ale
 8. No.3 ZİFT
 9. K6 - mülayim (amber ale) (yazısını paylaşmadık çünkü sonuçtan memnun olmadık)

Raflarda yerlerini almış halleri ise şu şekilde;



Bu biramız için logo'yu yine güzel İstanbul'dan seçtik. Kız Kulesi.. Biranın anavatanında ülkemiize özgü bu güzellikleri ürünlerin üzerinde taçlandırmak gerçekten güzel. Her birada seçtiğimiz resim ve isim bizi en az bira yapımı kadar heyecanlandırıyor açıkçası.

Bu işe başkoymadan önce bu kadar önemli olacağını düşünmediğimiz bir nokta son biralarımızda sorun olarak karşımıza çıkmıştı; Sanitasyon! Bu üretimde bu konuya özellikle çok dikkat ettik. Çok kısaca adımlar şu şekilde oluştu;


 Proseste kullanılacak olan her ekipman sanitasyon sıvısının içinde bekletiliyor.

















Yeter mi? Yetmez.. Tek tek sıcak su ile tüm ekipmanlarımız durulandı. Bir laboratuvar ortamı titizliğinde çalışıyoruz. İnandınız mı? Valla biz de inanmadık.. :)

English Bitter Ale. Özel bir bira türü. Ülkemizde Fuller's markasının bu türe ait çok güzel biralarını bulabilirsiniz. ESB bu türe bir alt kol oluşturarak adını veren kompleks ve özel bir bira. Bitter tam olarak Türkçe'ye çevirmek zor. Baharatlı desek bizim baharat tatlarından değil ama bira içince farkettiğiniz bir komplekslik söz konusu.

English Bitter Ale genellikle %3-%7 alkol oranına sahip, sarıdan bronza uzanan bir renk portföyü içinde genellikle saydam ve gazlı bir yapıya sahiptir. Hafif acılık, karamel tatlar, başlangııştan bitişe farklı aromaları içeren bu harika türe yakışır bir ürün ortaya çıkarmayı umuyoruz.

Fermenter kapanmak üzere. Malt, Extract, Su karıştırılıyor. Hidrometre ölçümünün ardında istediğimiz alkol oranına çıkmak için ne kadar şeker katılması gerektiğini hesaplıyoruz.

Şekerde bile sanitasyon devam ediyor, Şekeri kaynatarak biramıza ekliyoruz. Biralarımıza gaz basılmadığı için şişede olgunlaşıyor ve her halükarda şekere ihtiyaç duyuyoruz. Fermenterde eklemiş olmak ise tüm şeker alkole dönüştüğü için sorunsuz bir işlem.

Son hidrometre ölçümü alındı, alkol oranı beklentimiz; % 3,9-4,2 ..


Sonucunu heyecanla beklediğimiz bir biramız daha raflarda yerini almak üzere. 6 Aylık bir süre, 10 farklı bira, dostlar ve ailelerle paylaşılan güzel muhabbetler. Umarız bu güzel uğraş büyüyerek devam eder...
Biralarımız da hep 10 numara 5 yıldız olur :)

Sonuçları yine burada paylaşacağız..

Yazıyı kapatmadan önce bir haber de verelim; Çok yakında sürpriz bir bira, süper bir logo ve tamamen Bira Atölyesi reçetesi bir ürünün tüm detaylarını sizlerle paylaşıyor olacağız.
Takibinizi rica ederiz..

Bira Atölyesi


Devamı için

Friday, 22 February 2013

ZİFT!

ZİFT, Türk Dil Kurumuna göre; ''Katran ve diğer organik maddelerin buharlaşmasından veya damıtılmasından elde edilen, kolay kırılan, az ısı ile eriyen, katı, siyah, parlak madde, karasakız''. Bize göre ise; Bira Atölyesinin kendi reçetesi ile ürettiği 3. Bira. Rengiyle, kokusuyla ve tadıyla da adının arkasında duran bir bira. ZİFT'in Hikayesni merak ediyorsanız buyrun.. (lütfen resmi tıklanyınız.)
Bira Atölyesi olarak durmadan, dinlenmeden bira üretmeye, yeni şeyler denemeye devam ediyoruz. Kit bira üretimlerinin yanında hammadelerini kendimizin belirlediği %100 kendi imalatımız biralar da üretiyoruz. Zift de bu biralardan biri.

Bu bira üretlilirken amacımız Stout tarzı bir bira ortaya çıkarmaktı. Bu yüzden büyük uğraşlarla yurtdışından getirdiğimiz 2'si siyah aroma maltı olmak üzere 3 farklı çeşit malt kullanıldı.  Şertbetçiotundan da kısmadık doğrusu. Atölye olarak değişik denemeler yapmak, sonuçları görmek ve yorumlamak önümüzdekis süreçte daha iyi ürünler ortaya koyamamız için önemli olacak.

Reçetenin belirlenmesi ve hammaddelerin hazırlanması

Bir biranın karakterini ortaya koyan şey kattığınız hammadeler ve bunların birbiri ile etkileşimleri, dengeleri ve uyumları. Bu yüzden ölçülü çalışmak kritik. Bu biramız hammadde kullanımı ve koyu bira imalatı açısından sınırları zorladığımız bir deneme olarak ortaya çıktı.

Biranın yapım aşamlarındaki rengini gördüğünüzde adının hakkını verdiğini anlıyorsunuzdur, bir de koklayıp içseniz ne demek istediğimizi çok daha iyi anlayacaksınız.



Prosesten aşamalar. Aroma maltlarının sonucu olarak simsiyah biramız yola çıkıyor.

Bu bira kesinlikle sınırlarda tatlar arayan biraseverler için. Dengeli değil, görüntü olarak da, koku olarak da, tat olarak da uçlarda. Bira olduğunu hissettirmiyor desek yanlış olmaz. Bu ürünü atölyemizin 'sınırları zorlayan biracılık' (extreme brewing) ürünlerinin ilki olarak görüyoruz. :) Bu birada sınırlarda olmayan tek değer alkol oranı: %4,2..

Hani annelerimiz o sütleri, balık yağlarını içmediğimizde  'Zift'in peki'ni iç!!' derdi ya. Biz de hakkı ödenmez annelerimizin dileğini yerine getiriyoruz. 'Zift'in peki' üretilmiştir. Afiyetle içiniz...

Tüm bu detaylar ve çalışma paralelinde logo olarak yine güzel İstanbul'un bir görseline yer verdik. Galata Kulesi ve süzülen bir martı.

Biranın şişeden çıktıktan sonraki görüntüsünü, tadım yorumunu merak ettiğinizi biliyorum, bu merakı canlı tutmak adına bunu bir sonraki yazıya bırakıyoruz. 

Bira Atölyesi ortaklarından Birol dostumuzun doğum günü vesilesi ile birçok dost ile bir araya gelerek biralarımızı tattığımız günden yorumların da katıldığı bir tadım yazısı yakında sizlerle olacak.. 

Bitti mi? Hayır, ismi, logosu ve türü ile yine farklı bir bira da üretildi ve şişelendi.. Bunun için de biraz beklemeniz gerekli, bira şişede, yazı kafamızda olgunlaşmalı önce..

ZİFT ordusu hazır Kıta....
Devamı için